İçeriden Logo
Yorum YazSon YorumlarInsights

Şirket seç → yorumları gör / yorum yaz

Anonim Yorum Yönet
Giriş YapÜye Ol

Gizliliğe önem veriyoruz. Kişisel bilgilerinizi paylaşmadan anonim olarak yorum yapabilir, paylaştığınız yorumları 24 saat içinde yönetebilirsiniz. Yorumumu Yönet

Ana SayfaInsightsKurumsal BukalemunTolere Edilen En Kötü Davranış
Insights Kurumsal Bukalemun Çalışan Deneyimi31 Ekim 2026

İşyerinde Kültür, Tolere Edilen En Kötü Davranıştır

Kısaca

Şirketleri içten içe aşındıran şey çoğu zaman büyük skandallar değil, yöneticilerin “büyütmeyin” diyerek geçiştirdiği küçük haksızlıklardır. Başkasının emeğini sahiplenmek, iyi çalışanı daha fazla işle “ödüllendirmek” ve sonuç yerine görünürlüğü ölçmek, çalışanın şirkete bağlılığını zamanla tüketir. Gallup'a göre Türkiye'de çalışanların yalnızca %8'i işine bağlı; dünya ortalaması %20.

Akşam ofisten çıkan yorgun bir çalışan; gölgesinde e-postalar, saatler ve belgeler. Kapıda kahvesiyle el sallayan Kurumsal Bukalemun.

Kurumsal dünyada büyük skandallar, CEO istifaları ve kitlesel işten çıkarmalar manşetleri süsler. Oysa bir şirketin içten içe aşınması için büyük bir skandala gerek yoktur.

Bazen her gün ofis koridorlarında, bitmek bilmeyen Teams toplantılarında ve e-posta zincirlerinde tekrarlanan küçük haksızlıklar fazlasıyla yeterlidir.

Yöneticilerin “Ufak tefek şeyler, büyütmeyin” diyerek geçiştirdiği, çalışanların ise akşam eve götürdüğü o mikro adaletsizlikler...

  • Birinin emeğine başkasının adının yazılması.
  • İyi çalışanın daha fazla işle “ödüllendirilmesi”.
  • Sonuç getirenin değil, meşgul görünenin takdir edilmesi.

Çalışanı işinden soğutan şey her zaman tek bir büyük haksızlık değildir. Bazen her gün biraz daha güçlenen şu düşüncedir:

“Burada ne yaptığının değil, kime nasıl göründüğünün önemi var.”

Peki, bu “küçük” haksızlıklar nasıl büyük bir faturaya dönüşür?

1
1. Küçük haksızlık

Şov Kültürü: İşi Yapan Başka, Başarı Hikâyesini Anlatan Başka

Bir ekip haftalarca çalışır. Sorunları çözer, açığı kapatır, projeyi yetiştirir.

Sonra biri çıkar, bütün emeği üç slayta sığdırır ve cümleye şöyle başlar: “Benim liderliğimde…”

Kurumsal bukalemun için başarı, bazen yapılan işten çok sunum sırasında kumandayı kimin tuttuğuyla ilgilidir.

Elbette emeğini görünür kılmak önemlidir. Ancak bazı şirketlerde işi anlatmak, işi yapmaktan daha fazla karşılık bulur. Elli kişinin CC'de olduğu bir e-posta, haftalarca süren sessiz emeği gölgede bırakabilir.

İşi yapan bir sonraki sorunu çözmeye gider, şovu yapan ise bir sonraki terfi görüşmesine.

Bu tablo tekrarlandığında çalışan yalnızca takdir edilmediğini düşünmez. Oyunun kurallarını da öğrenir:

“Demek ki burada iyi iş yapmak yetmiyor. İyi iş yapıyor görünmek gerekiyor.”

%8

Türkiye'de bağlı çalışan

%20

Dünya ortalaması

Gallup'un 2026 State of the Global Workplace raporunda Türkiye'de çalışanların yalnızca %8'i “bağlı çalışan” kategorisinde yer alıyor; dünya ortalaması %20.

Türkiye oranı 2023–2025 döneminin üç yıllık hareketli ortalamasına dayanıyor. Araştırma, düşük bağlılığın nedenini tek başına şov kültürüne bağlamıyor. Ancak çalışanların işiyle kurduğu bağ açısından oldukça düşündürücü bir tablo sunuyor.

Emeği sürekli görünmez kılınan birinden, şirketin geleceği için gözlerinin parlamasını beklemek ise oldukça iddialı bir beklentidir.

2
2. Küçük haksızlık

İyi Niyetin Cezalandırılması: Görev Yapışkanlığı

Bir arkadaşınızın işi yetişmez, yardım edersiniz. Bir proje sıkışır, sorumluluk alırsınız. Bir kriz çıkar, “Ben hallederim” dersiniz.

Tebrikler. Görev tanımınızı haberiniz olmadan genişlettiniz.

İlk seferinde “Çok teşekkür ederiz” denilen iş, ikinci seferinde doğrudan size gönderilir. Üçüncü seferinde yapamadığınızda ise şu cümle gelir: “Eskiden bunları sorun etmiyordun.”

Kurumsal fizikte bazı işler, bir kez dokunanın üzerinde kalır.

Sorun ek sorumluluk almak değildir. Sorun, yeni işlerin eskiler çıkarılmadan eklenmesi; yetkinin, zamanın ve karşılığın aynı kalmasıdır.

Bir süre sonra tuhaf bir denge oluşur: İşi savsaklayanın yükü hafifletilir, iş bitirenin masası dolar.

Çünkü yönetim, işi yapmayandan istemek yerine yapacağına güvendiğine vermeyi daha kolay bulur. Böylece beceriksizlik korunur, yeterlilik fazla mesaiye dönüşür.

Çalışan da kendince önlem almaya başlar. İşini erken bitirdiğini söylemez. Her soruna gönüllü olmaz. Yardım teklif etmeden önce iki kez düşünür.

Sonra yöneticiler birbirine sorar: “Eskiden çok daha istekliydi. Ne oldu bu arkadaşa?”

Belki de isteğinin karşılığına baktı.

3
3. Küçük haksızlık

Güven Erozyonu: İş Tamam, Peki Neden Yeşil Görünmüyorsun?

Rapor zamanında teslim edilmiştir. Hedef tutmuştur. Müşteri memnundur. Ama yöneticinin aklında başka bir soru vardır: “Sabah Teams'te neden çevrim dışıydın?”

Bazı kurumlarda işin sonucu kadar, çalışanın çalışırken izlenebilmesi de önemlidir. E-postanın CC'sine müdürü eklememek, yapılan işteki hatadan daha büyük bir mesele hâline gelebilir.

Elbette her iş uzaktan yapılamaz. Yüz yüze çalışmanın ve yönetsel takibin gerekli olduğu durumlar vardır.

Ancak gerekçesi açıklanmayan, kişiden kişiye değişen ve sonuçları dikkate almayan kontrolün verdiği mesaj kolayca şuna dönüşür: “Sana güvenmem için seni görmem gerekiyor.”

Çalışan da enerjisini buna göre harcar. Her adımı yazılı hâle getirir. Gereksiz kişileri CC'ye ekler. Karar almadan önce onay ister. Bir süre sonra herkes kendini güvenceye almıştır; iş ise hâlâ bekliyordur.

İnisiyatif kullanmanın bedeli sorguya çekilmekse, bir sonraki karar doğrudan yöneticinin masasına bırakılır.

Çalışma düzenine ilişkin kararların çalışan kaybı açısından da sonuçları olabilir.

~%14

Ayrılma oranında artış

ABD'de S&P 500 listesindeki 54 büyük teknoloji ve finans şirketini inceleyen bir araştırma, zorunlu ofise dönüş duyurularından sonra beklenen düzeyin üzerindeki çalışan ayrılma oranlarında yaklaşık %14 artış bildiriyor.

Bu bulgu her şirkete genellenemez ve mikro yönetimin etkisini ölçmez. Ancak esneklik kararlarının bir yetenek maliyeti olabileceğini gösterir.

“Sana güveniyoruz” yazan bir değerler afişi, her hareketini açıklaması beklenen çalışanı ikna etmeye yetmez.

Büyük Fatura: Ayrılanlar Kadar Kalanlara da Bakın

Yöneticilerin “Abartıyorsunuz” dediği bu durumların maliyeti, bir istifa e-postası geldiğinde daha görünür hâle gelir.

  • Yeni çalışan aranır.
  • Mülakatlar yapılır.
  • İşe uyum süreci başlar.
  • Kalan ekip açığı kapatır.
  • Kaybolan bilgi yeniden oluşturulmaya çalışılır.

Maliyet pozisyona ve kuruma göre değişir. Ancak ayrılan kişinin yerine birini bulmak, hikâyenin tamamı değildir. Asıl gözden kaçan, kalanların ne öğrendiğidir.

İşi sahiplenen daha çok yük taşıyorsa,

çalışan sınırlarını daraltmayı öğrenebilir.

Hata söyleyen suçlanıyorsa,

sorunları saklamayı tercih edebilir.

Başarı başkasına yazılıyorsa,

bir sonraki projede fazladan çaba göstermeyebilir.

Böylece şirkette herkes yerinde kalır. Ama bir zamanlar gönüllü yapılan işler artık talimat bekler. İnsanlar çalışmayı sürdürür; şirket için fazladan uğraşmayı bırakabilir.

Üstelik haksızlığın etkisi yalnızca onu yaşayanla sınırlı kalmayabilir. Bir arkadaşının emeğinin nasıl karşılandığını gören çalışan, kendi geleceğine ilişkin de bir hesap yapar:

“Yarın sıra bana gelirse ne olacak?”

Son Söz

Kültür, Tolere Ettiğiniz En Kötü Davranıştır

Bir şirketin gerçek kültürü, web sitesindeki havalı “vizyon-misyon” metinlerinde değil, yöneticilerin göz yumduğu o küçük adaletsizliklerde saklıdır.

Eğer bir kurumda işi yapan değil şovu yapan takdir görüyorsa, dürüstçe hata paylaşan değil suçu başkasına atan korunuyorsa, orada büyük iş sonuçları beklemek hayalperestliktir.

Şirketleri büyüten devasa stratejik planlar kadar, her gün adilce yönetilen küçük anlardır. Çünkü büyük başarılar, adalet duygusunu kaybetmemiş, takdir edilen ekiplerin omuzlarında yükselir.

Sizin iş yerinizde “Büyütmeyin” denilerek geçiştirilen neler var?

Deneyiminizi İçeriden.com'da tamamen anonim olarak paylaşın. Küçük diye geçiştirilenlerin, çalışanlar için gerçekte ne anlama geldiği tüm çıplaklığıyla görünür olsun.

Deneyiminizi anonim paylaşın Kurumsal Bukalemun Serisi Diğer Insights Yazıları

Kaynaklar

  1. 1

    Gallup, State of the Global Workplace: 2026 Report — Türkiye ülke verisi:

    gallup.com
  2. 2

    Mark Ma ve ekibi, University of Pittsburgh — zorunlu ofise dönüş ve çalışan ayrılmaları üzerine çalışma (SSRN), haberi:

    Fortune

Iceriden.com, çalışanların, stajyerlerin ve adayların deneyimlerini anonim ve güvenli şekilde paylaşabildiği bir görüş ve değerlendirme platformudur.

Bu platformda paylaşılan tüm kullanıcı içeriklerinden doğabilecek hukuki ve cezai sorumluluk içerik sahibine aittir. Hakaret, iftira, kişisel veri, özel nitelikli veri, üçüncü şahıslara ait gizli bilgi veya şirket sırlarının paylaşılması kesinlikle yasaktır. İceriden.com, 5651 sayılı Kanun kapsamında bir yer sağlayıcıdır ve gerekli gördüğü durumlarda içerikleri kaldırma, yayından kaldırma ve kullanıcıyı engelleme hakkını saklı tutar.

InsightsHakkımızdaİletişimTopluluk KurallarıKVKK & GizlilikKullanım Koşulları
© 2026 Iceriden.com · Tüm Hakları Saklıdır